Yasin Suresi Arapça arapça ve meali yazılı olarak aşağıdadır. Kolay bir şekilde okuyabilmeniz için bilgisayar yazısı olarak eklenmiştir. ALLAH (c.c) okuduğunuz ve okuyacağınız tüm Yasin-i Şerifleri ve ibadetleriniz makbul ve kabul buyursun. Yasin suresini okumak için sayfayı aşağı doğru kaydırabilirsiniz.

YASİN SURESİ 1. SAYFA ARAPÇA OKUNUŞU

YASİN SURESİ 2. SAYFA ARAPÇA OKUNUŞU

YASİN SURESİ 3. SAYFA ARAPÇA OKUNUŞU

YASİN SURESİ 4. SAYFA ARAPÇA OKUNUŞU

YASİN SURESİ 5. SAYFA ARAPÇA OKUNUŞU

YASİN SURESİ 6. SAYFA ARAPÇA OKUNUŞU

YASİN SURESİ DİNLE

Cuma günleri haftanın diğer günlerinden, Ramazân-ı Şerîf ayı da senenin diğer aylarından üstün olması hasebiyle bu mübârek ay içerisindeki Cuma günleri, yüksek fazîletlerin cem olduğu bir gün olma özelliği taşır.

Yâsîn Sûresi, hadîs-i şerîflerde Kur’ân-ı Kerîm’in kalbi olarak tavsîf edilmiştir: “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’ân’ın kalbi de Yâsîn’dir. Kim Yâsîn’i okursa, Allah (Celle Celâluhû) onun okumasına, Kur’ân’ı on kere okumuş gibi sevap yazar.”[1]

Yâsîn Sûresi’nin fazîletleri hakkında birçok hadîs vârid olmuş ve bu fazîletleri beyân sadedinde pek çok müstakil kitap kaleme alınmıştır. Sûre-i Celîleyi bu derece fazîletli kılan hususların başında, muhtevâsı gelir.

Yâsîn Sûresi Hakkında

Yâsîn SûresiMekke döneminde inmiştir. 83 âyettir. Sûre, adını ilk âyeti oluşturan “Yâ-Sîn” harflerinden almıştır. Sûrede başlıca insanın ahlâkî sorumlulukları, vahiy, Hz. Peygamber’i yalanlayan Kureyş kabilesi, Antakya halkına gönderilen peygamberler, Allah’ın birliğini ve kudretini gösteren deliller, öldükten sonra dirilme,hesap ve ceza konu edilmektedir.

Yâsîn Sûresi’nin Muhtevâsı

Sûre-i Celîle, yeminle başlar ki; bu yemin, Kur’ân-ı Kerîm’in Hak kelâm olduğunu ve Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in risâletinin Allah Te‘âlâ katında tasdik edilmiş olduğunu, bu konuda şüpheye mahal olmadığını vurgular. Sûre-i Celîlenin devamında tebliğ ehli bir cemaatin durumundan haber verilir ve bu tebliğ bağlamında iki fırkadan misal verilip inkârcıların uğradığı akıbetten ve tebliği tasdik edenlerin mükâfatından bahsedilir. Geçmiş ümmetlerden aktarılan bu misallerin ardından, Kureyş’in Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in tebliğini yalanlayan tavrına yönelik ikazlar yer alır. Hiç şüphesiz, bu ikazlar kıyamete dek gelecek olan bütün insanlar için uyarıcıdır.

Sûre-i Celîle, kıyâmet gününün ahvâlinden; öldükten sonra (beden ile) dirilmekten, Cennet ve Cehennem ehlinin durumundan detaylı bahislerle sona erer.

Yâsîn Sûresi’nin Fazîletleri

Yâsîn-i Şerîf’in hangi meşrû murâd için okunursa o murada nâiliyete vesile olacağı bildirilmiştir. Okunduğunda, Kur’ân-ı Kerîm’i 10 kere okuma sevabı kazandıracağı, sekerata girmiş olan kimselere ve mevtalara okunması durumunda mânevî faydalar hâsıl olacağı, okumaya devam edenlere şefaatçi olacağı nakledilmiştir. Esaretten kurtulma, zalim birinden talep edilen işlerin gerçekleşmesi ve borçların edâsı konusunda kolaylık; rızık genişliği, hastalara şifâ, düşmana karşı galibiyet, kayıpların bulunması, berekete nâiliyet ve şerlerden muhafaza niyetiyle okunması tavsiye edilmiştir.[2]

Ramazân-ı Şerîf’in Cuma Günlerinde Yâsîn Sûresi’ni Okumanın Husûsî Fazîleti

Böyle bir günde, yani Ramazân-ı Şerîf ayının Cuma günlerinde Yâsîn Sûresi’ni okumaya büyük bir mükâfat vaat edilmiş, Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur:

“Her kim Ramazân-ı Şerîf ayının her Cumasında Yâsîn Sûresi’ni okumaya devam ederse, Allâh-u Azze ve Celle onu îmân takısıyla takılar ve vakar tacıyla taçlandırır. Şahidlerin huzurunda (mahşer günü) bir münâdî: ‘İşte bu, Allâh-u Te’âlâ’nın sana Ramazân-ı Şerîf ayında Yâsîn Sûresi’ni okumana karşılık sevabıdır’ diye nida eder.”[3]

Mevlâ Te‘âlâ, hâlis bir niyetle amel edenlerden ve kendisine bolca mükâfat ihsân edilenlerden eylesin!

Dipnotlar


[1] Tirmizî, Fedâilu’l-Kur’ân:7; Dârimî, Fedâilu’l-Kur’ân:21
[2] Cenâzelerde ve tâziyelerde Yâsîn-i Şerîf’in yaygın bir şekilde okunması, “Yâsin, Kur’ân’ın kalbidir. Allâh’ı ve âhiret gününü arzu ederek Yâsîn okuyan kimsenin geçmiş günahı affedilir. Onu ölülerinize okuyunuz.” (Ebû Dâvûd, Cenâiz:20; İbn Mâce, Cenâiz:4) hadîs-i şerîfiyle amel etme hassasiyetine bağlıdır.
[3] İsmail Hakkı Bursevî, Mecâlisü’l-Va’z- ve’t-Tezkîr, s. 110.